Ardahan ilinin Hanak ilçesinden 15 yaşındayken ailemle birlikte İstanbul’a taşındım. Bir dizi zorlukları ve fırsatları da beraberinde barındıran ilk göç deneyimimdi bu. Kırsal Anadolu’yla ilgili klişeler Türkiye’nin büyük şehirlerinin yerli ve buralara başka yerlerden uzun süre önce gelip yerleşmiş insanlarının ezberiydi. Hanak’ın 300-500 metre uzunluğundaki tek alışveriş caddesi yerini artık İstanbul’un bilinmeyen sayısız sokaklar labirentine bıraktı. İstanbul gibi büyük bir şehrin sunduğu sosyal ve kültürel karışımı keşfettim, kendimi bu karşım içinde buldum.

1970’li yılların çalkantılı Türkiye’sinde üniversite eğitimimi tamamladım ve sistemi sorgulayan öğrenci hareketine çapımca katıldım. 1982’de yeni bir hayata başka bir yerde – İsviçre’de – başlamak için bagajımdaki yetersiz Fransızca bilgimle Türkiye’yi terk ettim.

3 resmi dillinden hiçbirini doğru dürüst konuşamadığım, bana tamamen yabancı bu ülke, zamanla, yıllar sonra kendisine güçlü aidiyet bağlarıyla bağlandığım ikinci yurdum oldu: aile kurdum, yeniden üniversite okudum, vatandaşı oldum, kariyer yaptım ve sosyal yaşamını derinden soluklar oldum. İsviçre’nin dilsel, dinsel ve kültürel farklılıklarla birlikte yaşama becerisi ve demokrasi kültürü beni cezbeden en belirgin iki özelliğidir.

1995 yılında Cenevre’de siyasal bilgiler eğitimimi tamamladıktan sonra, 1996 yılında Cenevre Üniversitesi İktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak göreve başlamadan önce, bir yıl Bosna-Hersek’te Avrupa Güvenlik ve işbirliği Teşkilatı (AGİT) için çalıştım. Eski Yugoslavya’nın parçalanmasıyla ilgili hiçbir kitaptan öğrenemeyeceğim bilgi ve gözlemler edindim. 1999’dan 2015 yıllına kadar İsviçre’de ve yurt dışında göç üzerine kapsamlı araştırmalar yaptığım, Neuchâtel Üniversitesi’nin Göç Araştırmalar Enstitüsü (SFM) ekibinde yer aldım.

2015 yılından bu yana, İsviçre Kızıl Haç örgütünde göç ve sağlık alanında uzman ve araştırmacı olarak çalışmaktayım.

Konferanslar

Yayınlar

Röportajlar / portreler

Ocak 2016’da Wochenzeitung’da yayınlanan dört röportajdan oluşan bir dizi, çeşitli biyografik ayrıntıları ve politik analizleri inceliyor (Almanca, doğru sütunda gezinme).

Neuchâtel Kantonun yabancılar delegesi tarafından yayınlanan bir söyleşi, Bülent Kaya’nın geçmişi hakkında daha fazla ayrıntı veriyor.

Oğlu Volkan Graf-Kaya, lise bitirme çalışmasında babasının yolculuğunu anlatıyor: Sıradan Bir Hayatın Olağanüstü Dinamikleri: Hareket Halindeki Bülent Kaya (Fransızca).